18 Ekim 2022 Salı

HERYERDEN CEHALET AHLAKSIZLIK VE VAHŞİLİK FIŞKIRIYOR DURUMU (ŞİİR)

 Binlerce üniversite olan 21. yüzyılın

Çocuklara sunulan insan modeli alim, alime, bilge insan türü değil

Ne yazık ki ahlaksız, utanmaz, barbar, vahşi insan türüdür

Durum ki siyaset hükümdarlıktaki kanbağının(kan bağının), soyun yerini

Seçim sandıkı(sandığı) denilen şeyin almasıdır

Yani durum ki siyaset seçim sandıkılı(sandıklı) olsa da hükümdarlıktır, diktatörlüktür

Diktatörlüğün temel özelliği de ahlakdışı ve bilimdışı bir dünya türü olmasıdır

Görülmekte ki siyaset de ahlakdışı-bilimdışı dünya türüdür

Çünkü ahlakdışı-bilimdışı herşeye izin vermekte, yandaşlık yapmakta, destek olmakta

Yoksa örnek ki hiçkimse ortalıkta sütyen-külot gezemez,

Bir ülkenin ya da toplumun siyaset ile yönetilmesi demek

O ülkenin ya da toplumun akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışılıktan oluşan bir fanusun

Ya da kavanozun içine kapatılması gibidir

Çünkü siyaset durum ki toplumları bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek

Ve bu durumdan çıkar sağlamak üzerine kurulu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya türüdür

Bu nedenle ki siyaset ile yönetilen ülkelerde ya ahlak ya bilimsellik olmamakta

Ki ahlak da, bilim de medeniliğin yani insanca insanlığın temel koşullarıdır(şartlarıdır)

Çünkü ahlak hem beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel en zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de hem beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel en zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Bu durumda açık ki siyaset ile yönetilen bir ülkede durum ahlaka ya da bilime

Uygun olmaz ki zaten siyasetin ahlaktan ya da dinden anladığı şey de

'Herkesin siyasi iktidar gibi düşünmesi'dir

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

Demokrasi ahlak ve bilim yönetimidir ancak siyaset bunu anlamıyor

Adalet hukuk yani siyasetin yaptığı birşey değil bilimsellik ve ahlakçılıktır

Ancak siyaset bunu anlamıyor

Özgürlük serbestlik değil ahlakçılık ve bilimselliktir, ancak siyaset bunu anlamıyor

Ahlak töre, gelenek, görenek değil beyinin yani anlakın(zekanın), usun(akılın)

Mantığın nitel zirvesidir ancak siyaset bunu anlamıyor

Din töre, gelenek, görenek değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim

Vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik

İsrafsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' dediğidir, ancak siyaset bunu da anlamıyor

Bu nedenle örnek ki Batıda 'Demokrasi, hukuk, özgürlük, ahlak, din' adları altında

Zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, ensestlik, pedofili, zoofili, çıplaklık, eş değiştirmek

Çok kocalılık, çok karılılık, uyuşturucu, astroloji, falcılık gibi

Ahlaka, bilime, akıl-ruh sağlığına, ve insanlığa aykırı herşey serbest

Çünkü siyaset herşeyi gerçeklere ve doğrulara göre değil

Kendi akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyasına göre tanımlar, yorumlar, ister,

Bu nedenle ki dünyaya, insanlığa heryerden

Cehalet, ahlaksızlık, ve vahşilik fışkırıyor,

Cehalet durumuna örnek ki bilimdışı şeylere, astrolojiye, fala, medyuma inanan üniversite

Mezunuları

Çamaşır makinasını(makinesini), buzdolabını, bilgisayarı dua ile onarmaya(tamir etmeye)

Hastalıkları dua ile iyileştirmeye çalışan üniversite mezunuları var

Çünkü ülkeleri siyaset yönetiyor, siyasetin yönettiği ülkelerde eğitim, üniversite

Mezunuluğu da böyle oluyor,

Ahlaksızlık durumuna örnek ki bikini diye ortalıkta sütyen-külot, mini şort diye külot

Tayt pantolon diye daracık içlikle ya da külotlu çorapla dolaşmak

Ve eşcinsellik

Ahlaka aykırı giyimlilerli Tv dizisi, sinema, müzik dünyası,

Vahşilik durumuna örnek ki barbar, vahşi Tv dizisi, sinema, çizgi filım(filim, film), sıpor(spor)

Ve bilgisayar oyunu dünyası,

Durum ki binlerce üniversite olan 21. yüzyılda dünyaya ve insanlığa

Alimlik, alimelik, bilgelik değil

Cehalet, ahlaksızlık, ve vahşilik fışkırmakta

Bunun nedeni de dünyayı Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi 'Ahlak ve bilim'in

Değil, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya türü olan siyasetin yönetmesidir

Çünkü tüm bunlara siyaset izin, serbestlik veriyor,

Gerçek ki insanca dünya, insanca hayat(yaşam)

Ancak Muhammed'in, ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak ve bilim' ile oluşur

Bu nedenle insanlık insanlıkdışı bir dünya olan siyaset ile yönetilmeyi bırakmalı

Ahlak-Bilim yönetimi türüne, Ahlak-Bilim devleti türüne geçmelidir,

Ya ahlak ve bilim başa

Ya kuzgun leşe

Farklılıklarda değil ahlakta ve bilimde toplanın

Farklılıklarda değil ahlakta ve bilimde birleşin.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 19.10.22/09.07

16 Ekim 2022 Pazar

ÖĞRETMENSİZ EĞİTİME GEÇİLMELİ

 Artık iyice bilimsel ve teknolojik bir çağ başladı. Sanayide makineleşme yerini artık robotlaşmaya, robotlara bırakıyor. Bilgisayarın ve internetin doruk gelişimi; çağı öz olarak değil ama biçim olarak çok değiştirdi ve değiştirecek de. Sanayide makineleşme, işçilerin işsiz kalmasına yol açıp işsizliğe neden oluyor. Buna çözüm ise robotları yapan sanayide işçiye gerek olmasıyla açıklanmaya çalışıldı ama düşünülmedi ki robotları da robotlar yaparsa ne olacak? 


Sanayideki bu robotsal gelişim, eğitime de uygulanmak zorunda. Bunun iki nedeni var: 

1- Ekonomik neden 

2- Toplumsal neden. 


Şimdi bunları sırasıyla açıklayayım: 

1-EKONOMİK NEDEN: 1.000 öğrenci için, 50’şer öğrencilik sınıftan 20 sınıfa gerek var. 20 sınıfa ise tüm eğitim yılı boyunca yalnızca bir ders okutulduğunu varsayarsak örnekleme için, 20 öğretmene gerek var. Bir öğretmenin aylık ücretini, sigorta gideri ve öteki giderleri dışlayıp 1.500 Tl. varsayarsak bu, ayda 30.000 Tl. gider demektir, devlet için. Yılda 5 ayrı öğretmenle 5 ayrı ders okutulduğunu varsayarsak, aylık ücret toplamı: 150.000 Tl. yapar. Eğer sınıf başına öğrenci sayısını 50’den 30’a indirirsek daha çok öğretmen ve daha çok sınıf gerekecektir ki bu da daha çok masraf demektir. Oysa 1.000 öğrenci, tek bir büyük sınıfta, her öğrencinin önünden bir bilgisayar olarak, hiç öğretmensiz öğrenim ve eğitim görebilir. Bir bilgisayar saatde 100 wat elektrik yaksa ki yakmaz, ve her bilgisayar günde 10 saat açık kalsa ki kalmaz, günde 1 Kw. elektrik yakar. Bu da 1.000 bilgisayar için 1.000 Kw. yapar. Elektriğin Kw’ı: 300 Krş olsa; günde 300 Tl. elektrik gideri yapar. Bu da ayda 9.000 Tl. yapar. Oysa yılda tek bir ders için, 50’şer öğrencilik sınıflardaki 1.000 öğrenci için gerekli 20 öğretmen için, aylık 1.500 Tl. maaştan; aylık, toplam: 30.000 Tl. maaş ödenmesi gerekir ki buna sigorta ve öteki giderler katılı değil. Bir de her ders için ayrı öğretmenli yılda 5 ders için bunu hesaplarsak, ayda 150.000 Tl. maaş ödemesi gerekir. Bunu bir de ülke çapında düşünün. Ayrıca sınıf sayısı arttıkça, okul yapma maliyeti de artar. Oysa 1.000 öğrencilik sınıflar düş değildir, böylesine bilimsel ve teknolojik bir çağda. Bir de yeni enerji yatırımlarıyla elektriğin Kw'ının azalacağını hesaplarsak, aylık elektrik gideri daha da azalacaktır ki zaten bilgisayarların günde 8 saat değil 10 saat ve haftada 5 gün değil 7 gün açık kaldıklarını varsaydım. Yani gerçekte aylık elektrik gideri, 9.000 Tl.’nin de altında. Yani bir derslikten, ayda en az 141.000 Tl. tasarruf sağlayacaktır devlet. Bunu ülke çapında hesaplarsanız, trilyonu bulur. Bir de sigorta ve öteki ödemeleri de hesaplayın. 

Bu eğitim düzeninin teknik temeli ve yapısı, işin uzmanlarınca kolayca çözümlenir. Aynı anda, tüm bilgisayar ekranlarında aynı ders verilir, öğrenciler birbirleriyle yardımlaşır… Sorular anında görevli, sınırlı sayıdaki öğretmene; uzaktan ve internetle sorulur ve tüm öğrenciler de ekranlarında görür. Bunlar kolay iş… 

Dünyada ordular bile robot askerlere geçmeye çalışırken, eğitimde de bunun uygulanması zorunludur er ya da geç. 

2.TOPLUMSAL NEDEN: Tüm dünyadan gelen haberlerle artık; ‘’Öğrencisiyle sevişen öğretmen; öğretmeniyle sevişen öğrenci; öğrencisine tecavüz eden öğretmen; öğrencisini taciz eden öğretmen; bir yılda 5.000 erkekle yatan, evli ya da bekar kadın öğretmen; eşini aldatan öğretmen; eşcinsel öğretmen; fuhuşta yakalanan öğretmen’’ gibi haberlere alıştık ne yazık ki. Bugün bunlar, milyonda bir de olan şeyler olabilir ama bu önemli değil. Bundan 100 yıl önce de bu ülkede fahişe ve eşcinsel, toplam 100 taneyse, şimdi milyonları buldu. Yani sayının azlığı önemli değil olayın gelişim yönü ve eğilimi önemli. Anlaşılan o ki genelde Batılılaşma, özelde ise Ab’lileşme süreci ile bu tür olaylar ender değil gittikçe hızlanacak ve yaygınlaşacak şeylerdir. Düşünün ki birer ruh hastalığı olan eşcinselliğe ve fahişeliğe bile insan hakları, emekçi nitelikleri verilmektedir; psikologlar ‘’Bunlar birer ruh hastalığıdır yani zararlı ve kötüdür; önlenmelidir.’’ diye bas bas bağırırlarken. Görülen o ki siyasiler; bilimcileri dinlemiyorlar ve dinlemeyecekler de. Korkulan olacak ve tüm dünya bu tür olaylarca kuşatılacaktır; önlenilmek yerine. Bu durumda, eğitim; özelde öğrencilere, genelde insanlara eğitim verirken onların ruhlarını, akıl ve ruh sağlıklarını yok edecektir. Buna izin verilemez. Abd’de, Ab’de bunlar yaygın ve yasal olsa da bunlara izin verilmemelidir, verilemez. Dünyayı paranın ve oyun değil bilimin ve ahlakın yönetmesini sağlamak zorundayız. Bu tür öğretmenlerin olduğu ya da olabileceği okullara kimse çocuklarını göndermek istemez ki bu da insanca, bilimsel bir hak ve davranıştır. 


On yıldır öğretmenler üzerine araştırma yapıyorum. İnternetteki öğretmen bloglarına bakarsanız; ahlak, onur, mantık ve genel kültür yoksunu yazılar görürsünüz. Dünyada, öğretmenler arasında; cinsel yozluk, kültürel yozluk, ahlaksal yozluk, bilimsel yozluk, mantıksal yozluk gittikçe yayılmaktadır ve buna yasalar karşı çıkmamaktadır. Yani yasalar önlem almazsa, bunun sonu yoktur ki birgün gelir de okullarda öğretmen ve öğrencilerin çırılçıplak ders yaptıklarını duyduğumuzda şaşmamamız gerekecektir. Abd ve Ab emperyalizmlerinin eğitimini örnek alan eğitim düzeni; eğitimi yozlaştırmış ve yozlaştıracaktır. Abd ve Ab ahlaksızları, psikopatları ve sosyopatları sever; bilgeleri, evliyaları, bilimselleri sevmez. Çünkü emperyalizm bilge, evliya, ahlaklı, onurlu, insanca olsa zaten var olamazdı. Var olsaydı, ona emperyalizm(sömürgecilik) değil insancalık derdik. 


Atatürk’ün kastettiği öğretmenliğin, öğrenciliğin ve eğitimin yerini; Abd ve Ab emperyalizmlerinin ve özel sektörün (Kapitalistlerin) kastettiği öğretmenlik, öğrencilik ve eğitim almaktadır. Gidiş iyi değil kötü ve korkunçtur; insanlık dışıdır. Eğitimi, öğretmenliği, öğrenciliği, ülkeyi ve insanlığı kurtarmak için; öğretmensiz, bilgisayarlı ve ayrık eğitime geçmek zorunludur. Ayrık eğitim; erkeklerin ayrı okulda, kızların ayrı okulda eğitim görmesidir. Özenle yineliyorum; toplum artık ne yazık ki Atatürk’ün zamanındaki gibi değil. Atatürk zamanında, esnaf; dükkanını kapamadan camiye namaza gider gelirdi rahatça. Günümüzde ise üç kuruş para için insanlar hunharca öldürülmektedir. Her yer mafya, ahlaksızlık, yozluk kaynamaktadır. İnsanları, toplumu, ulusu, ülkeyi bunlardan korumak zorundayız. Darılmaca, gücenmece yok; gerçek bu, ne yazık ki. Bu ülkeyi de bu duruma ben getirmedim. Hak ve özgürlüklerin yanlış kullanılmasından doğan sonuçlardan; onları hiç kullanmayanlar ya da doğru kullananlar değil yanlış, kötü, zararlı kullananlar sorumludur. Bireysel özgürlük ile toplumsal özgürlük hep çatışır ama burada nitel, üstün, gelişkin olan toplumsal özgürlüktür. Örneğin: Tasarruf, insanlar için iyi bir şeydir ama herkes parasını biriktirir, kimse harcamazsa önce ekonomi, sonra ülke batar. Bu gerçeği ve farkı artık insanlar anlamalı. İnternetde; kendini eleştirene, en adi küfürleri ; ‘’Ruhumu şeytana sattım.’’ gibi yazıları yazabilen eğitimciler varsa artık öteki ahlaksal yozluklar olmasa da olur; öğretmensiz eğitime geçmek için gerekçe olarak; bu kadarı bile yeterli. Sayı konusuna takmayın; aritmetik değil geometrik olarak çoğalıyor bu tür insanlar. Yani bir gidip, bin geliyorlar, ezilip un oluyorlar…Öğrencilerin durumları içler acısı. Söylemek bile utanç verici. Okuldan çıkan kız öğrencilere bakıyorum da içlerinden bazıları, okuldan değil sanki pavyondan çıkar gibiler… Zamanla onların da sayıları çoğalacak doğal ki bu gidişle…


Ayrıca üniversite öncesi, tüm öğrencilerin saçları üç numara traş olmalı. Okuyan okur, okumayan gider; zorla değil. Kendilerini manken, artis, playboy, kazanova, bodyguard değil öğrenci, bilimci sanmalılar. 


İnsanca eğitim görmek istiyoruz, yozluklardan kurulu bir kabus değil…


Nerede Atatürk zamanındaki toplum ve eğitim; nerede şimdi toplum ve eğitim. 



Necdet Gürçiftçi 

İnternetde yayınlandığı zaman: 2009-ekim 

DEZENFORMASYON YASASI DEĞİL AHLAKSIZLIK YASASI GEREKLİ SAVIM (ŞİİR)

 İnsanlığın 21. yüzyılda da temel sorunu sözcüklerin doğru anlamlarını bilmemektir

Bu nedenle benim birinci görevim, birinci işim

Sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmektir

Dünyadaki binlerce üniversite bile sözcüklerin doğru anlamlarını öğretmemekte

Örnek ki felsefe diye, 'Konulardaki ve sorunlardaki tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe

Araştırmak ve sunmak bilimi' tanımı değil

'Felsefe tarihi, felsefecilerin sözleri' falan öğretilmekte

Demokrasi diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik yönetimi' tanımı değil 'Siyaset, siyasi parti

Siyasetçilik, siyasi parti yönetimi' öğretilmekte

Özgürlük diye, 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil 'Serseriliğin kardeşi olan serbestlik

Yani ahlakdışılık ve bilimdışılık' öğretilmekte

Adalet diye 'Ahlakçılık ve bilimsellik' değil ahlakdışı-bilimdışı dünya olan siyasetin yaptığı

Yasala(Kanunlar), hukuk öğretilmekte

Din diye, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımı değil

'Gelenekler, görenekler, töreler' yani Din hadisileri'nin din tanımına aykırı şeyler 

Öğretilmekte,

İnsanlık gerçeklerden ve doğrulardan

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalar olan siyaset ve moda yüzünden

Öylesine uzaklaştırılmış ki Türkiye'de, siyasi iktidarın yaptığı ve 'Dezenformasyon yasası'

Diye bilinen yasadaki 'Yalan, doğru, gerçek' sözcüklerine bile

'Kime göre yalan, kime göre doğru, kime göre gerçek?' gibi saçmasapan, abuksubuk

Tepkiler, itirazlar yapılmakta ki bu ülkede binlerce lise, 200 üniversite var ve

Anlaşılmakta ki bu liseler ve üniversiteler daha ya 'Gerçek ne, doğru ne?' öğretmiyorlar

Ya da bunları yanlış öğretiyorlar yani 'Sana göre, bana göre, kime göre?'li yani

Göreliliğin safsata biçimi ile öğretiyorlar

Çünkü bilimde 'Gerçek' ve 'Doğru' sözcüklerine 'Kime göre?' sorusunu sormak

Ya cehalettir ya anlak(zeka) düşüklüğü durumudur çünkü 'Gerçek' tanımı 'Bilim'e göredir

'Doğru' da ahlaka göredir

Çünkü bilim beyinin ve gerçeğin nicel zirvesidir

Ahlak da beyinin ve doğrunun nitel zirvesidir

Bu nedenle örnek ki hayvanlarda ahlak ve bilim olmaz

Yani insanlar, toplumlar, ve insanlık 'Gerçek' demenin 'Bilim', 'Doğru' demenin 'Ahlak'

Demek olduğunu öğrenmelidirler artık

Yoksa durumları havanda su döğmek, ve bostan beygiri gibi hep aynı yerde dönmek durumu

Olur ki siyasetin amaçı(amacı) da zaten 'Demokrasi' diye bu durumları yutturmaktır

Yani 'Yanlış' denilince 'Bilime ve ahlaka göre yanlış'ı insanlar, toplumlar, ve insanlık

Siyaset diktatörlüğüne ve cehaletine karşın(rağmen) öğrenmek zorundalar artık,

'Dezenformasyon yasası' denilen şey demek ki kendine ölçü, ölçüt, pusula, önder, lider

Olarak 'Ahlak'ı ve 'Bilim'i alırsa doğru olur yoksa yanlış olur

Yani ahlaka ve bilime aykırı şeylere karşı olmak zaten akıl-ruh sağlığının da, demokrasinin de

Laikliğin de, adaletin de, medeniliğin de, özgürlüğün de görevidir

Ancak bu yasa ahlaka ve bilime aykırılıklara karşı olmak yerine yandaş ise 

Bu durumda öncelikle kendisi 'Dezenformasyon' durumu olur,

Durum ki 'Dezenformasyon' denilen şey ahlaksızlıktır yani utanmazlıktır

Yani insan ile hayvan arasındaki nitel en önemli farkın yok edilmesidir

Bu nedenle temel çözüm 'Dezenformasyon yasası' değil

Ahlaksızlığı yasaklayan 'Ahlaksızlık yasası' olmalıdır ki bunun içine ahlaksızlığın bir türü olan

Dezenformasyon da girer

Ancak bu durumda açık ki ahlakdışı moda türü de, ahlakdışı pılaj(plaj) türü de

Toplumsal alanlara ahlakdışı halle çıkmak da

Bar, pavyon, genelev, zina, eşcinsellik gibi ahlaka aykırı öteki şeyler de

Yani ahlaka aykırı herşey de yasaklanmalıdır ki bunun içine siyaset ve özel sektör de girer

Çünkü siyaset toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek biçiminde 

Özel sektör de toplumun vatanını, emeğini, ve gereksinimlerini sömürmek biçiminde 

Ahlaksızlıktır,

Gerçek ki toplumlar için de, insanlık için de en büyük, en kötü dezenformasyon ahlaksızlıktır

Çünkü ahlak çökerse yalnızca demokrasi ve adalet değil akıl-ruh sağlığı da çöker

Savım ki ahlaksızlığa karşı 'Ahlaksızlık yasası' çıkarılmalı

Ve hertürlü(her türlü) ahlaksızlık yasaklanmalıdır, bundan başka genel, mutlak çözüm yoktur,

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Savım ki Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in de, Atatürk'ün de istediği gibi

'Ahlak' ve 'Bilim' ile yönetilmelidir

Yoksa ülkelere de, dünyaya da barış, huzur, güven, dostluk, birlik asla gelmez

Atatürk'e de 'Yurtta barış, dünyada barış' dedirten şey

Atatürk'ün 'Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın' diyecek kadar

Ahlakçı ve bilimsellikçi olmasıdır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.10.22/09.08



14 Ekim 2022 Cuma

İNSAN DİŞİSİ BAŞINI AÇSA DA ÖRTSE DE OLMUYOR (ŞİİR)

 Kokmuş yemek buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

Bozuk et buzdolabına koyulsa ne olur, koyulmasa ne olur

İnsan dişisi başını açsa, ahlakdışı-insanlıkdışı Batı dünyası bekliyor

Başını örtse, İran'daki gibi vahşet dünyası bekliyor

İnsan dişisi de, insanlık da ne yana gideceğini şaşırdı

Çünkü dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmiyor,

Ey insan dişisi

Ahlakçı ve bilimsel olmadıkça asla insanca olmayacaksın

Akıldışı-ahlakdışı moda türü seni 'Evinin kadını' değil

'Pornonun kadını' yapmak istiyor

Buna karşı çıkmadıkça asla özgür olamazsın,

Yirmi yıl kadar önce, Batıda, insan dişisi üzerinde yapılan bir araştırmada

İnsan dişisinin anlakının(anlağının, zekasının) %70'e varan oranda düştüğü

Azaldığı görülmüştü

İnsan dişisi ve alışveriş denilince ne akıla gelir

Kuşkusuz ki giyim, parfüm, süs, takı gibi şeyler yani moda

Bu sonuçtan yola çıkan akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Dünyayı elegeçirmek(ele geçirmek) için insan dişisini, ve modayı kullanmaya karar vermiş

Belliki(Belli ki)

Çünkü insan erkeklerinin ilgilendiği herşey ile ne herkes, ne her erkek ilgilenir

Örnek ki futbolu her erkek bile sevmez, avlanmayı her erkek bile sevmez

Savaşı her erkek bile sevmez

Ancak modayı hemenhemen(hemen hemen) her dişi, ve hemenhemen her erkek sever

Yani anlaşıldı ki moda tüm dünyayı saran, kapsayan bir durum

Ve yine görüldü ki insan dişisi ahlaksızlaştıkça, utanmazlaştıkça daha çok para harcıyor

Çünkü alışveriş sırasında anlakı %70'e varan oranda düşünce parayı umursamıyor

Ve bu durum bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, derin merkezce

Dünyaya egemen olmak için araça(araca), silaha dönüştürüldü

Bu nedenle ki medya moda, manken, tanıtımca adları altında ahlakdışı giyimli insan dişisi

Ve ahlakdışı moda türü ile doldurulmakta,

Gerçekleri ve doğruları bilmeden ya da umursamadan ya da önemsemeden

Verilen kararlar yanlış kararlardır

Gerçeğin dünyası ise bilimdir, doğrunun dünyası ise ahlaktır

Yani bilime ya da ahlaka aykırı istekler yanlış isteklerdir

Yani demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı değildir

Çünkü demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet, din, ve akıl-ruh sağlığı

Ahlaka ve bilime uygun olmaktır

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır

Ancak görülmekte ki siyaset de, özel sektör de, moda da, turizım(turizm) de

Ekonomi de, hukuk da ahlakı ve bilimi önemsememektir

Bu nedenle ki 'Çağdaş, medeni' denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batıda

Porno gibi hertürlü ahlakdışılık, astroloji gibi hertürlü bilimdışılık serbesttir

İnsanlık anlamalı ki özgürlük serbestlik değil ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesidir, bilim de nicel zirvesi,

İlahı gökte olan dinsel inançlarda anlatılan, biri erkek, biri dişi, ilk iki insanı

İlahın dünyasından kovdurtan şey gerçekte ne Yasak ağaç'tır, ne dişidir, ne yılandır

O şey açık ki nefstir

Çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır)

Hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını engeller,

Günümüzde, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkez

Moda, demokrasi, özgürlük, cinsellik, eşcinsellik, laiklik, müzik, sinema, bilgisayar oyunu

Yarışma, festival, magazin, medya, siyaset, ekonomi, kadın hakları

Tanıtımca(Reklam) gibi adlar altında

Dünyaya egemen olmaya çalışmakta

Bu merkez gördü ki insan erkeği ile bu iş olmayacak

İnsan dişisine yöneldi

Ve 'Moda' adı altında insan dişisine akıldışılık-bilimdışılık-ahlakdışılık-insanlıkdışılık

Pompalamaya başladı

Ve durum ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türü 

Kendikendine(Kendi kendine), kendini küresel anayasa ilan etmiş durumda

Ve tuhaf ki kendilerine 'Dinli' diyen

Sözde dinli, ve sözde demokrasili ülkelerde bile siyaset bu duruma karşı çıkmamakta

Örnek ki Türkiye'ye bakın: Sütyen-külot, dişi, erkek, çocuk, genç, yaşlı, karışık pılajlar(plajlar)

Mini şort diye sokaklarda külotla gezmeler,

Bu akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin merkez

Tuhaf ki çıplaklığı, ahlaksızlığı, utanmazlığı yani insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farkı

Gericilik, yobazlık, demokrasi düşmanlığı, özgürlük düşmanlığı olarak göstermeye çalışmakta

Ve insan dişisine çıplaklığın, soyunmanın, ahlaksızlığın, utanmazlığın, eşcinselliğin, zinanın

Fuhuşun, pornonun, ensestliğin, pedofilinin, zoofilinin, eş değiştirmenin, boşanmanın

Çapkınlığın, ve uyuşturucunun demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik, çağdaşlık olduğunu

Öğretmeye çalışmakta

Türkiye'de de kendilerini Atatürkçü, laik, demokrasici, laik, özgür, medenilik, çağdaşlık

Kadın hakları, insan hakları sanan birileri de bu oyuna araç olmakta,

İran'da görülmekte olduğu gibi ise

İnsan dişisinin başının örtülmesi yani saçının görünmemesi de çözüm olmamakta

İran'da da dişiler başlarını açmak, saçlarını göstermek istemekteler

Başlarını açmak, saçlarını göstermek isteseler yine neyse

Ancak amaçlanan amaç insan dişisine önce abuksaubuk, saçmasapan moda kölesi

Sonra da ahlakdışı-akıldışı giyim modasının

Sonra da ahlakdışı pılajların, ve ahlakdışı özel hayatın(yaşamın) kölesi yapmaktır

Yani İran'ı hertürlü ahlaksızlığın, ve hertürlü bilimdışılığın serbest olduğu

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Usa'nın(Abd'nin) kölesi yapmaktır

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batı istiyor ki insan dişisi ailesinin kadını değil

Pornonun, fuhuşun, zinanın, pılajların, sokakların, modanın, kapitalistlerin ortamalı

Yani erkek egemenliğine, cinselliği ile en utanmazca biçimde köle olsun,

Durum ki nefse kölelik yüzünden

Yani ahlaka ve bilime aykırılık yüzünden

İnsan dişisi başını açsa da, örtse de çözüm değil

Çözüm saçta değil ahlakta ve bilimdedir

Yani beyin ahlaklı ve bilimsel olmadıktan sonra da saçını açsa ne olur, açmasa ne olur

Bu nedenle ki insan dişisi 'Akıl yaşta değil baştadır' sözünü

'Akıl saçta değil baştadır' olarak da düşünmediği, uygulamadığı sürece

Hem özgür olamaz, hem de erkek egemenliğine daha da köle olmaktan  asla kurtulamaz,

Çözüm kolaydır

Çözümün özeti Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlakçılık ve bilimsellik'tir

Ya da genel açıdan, dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı, evrensel, bilimsel, insanca

Yöntem ile yönetimdir.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.22/15.18